01 Ocak 2017 Pazar, 16:32
ahmet deda
ahmet deda dedahaber@gmail.com Tüm Yazılar

İNADINA ÜRETİM, ZEYBEKCİ’Yİ ANLAMAK

İNADINA ÜRETİM

ZEYBEKCİ’Yİ ANLAMAK

Bugün Pazar. Diyebilmek istedik sadece 2017’ye merhaba. Ama diyemedik. 2017’nin ilk gecesinde İstanbul’da yine insanlık öldü.

Dünyanın en güzel bahçesinde, emperyal güçlerin insanlık dışı faaliyetleri binlerce insana haince tezgahlar kurmaya devam ediyor. Ve insanları canice yok ediyor.

Biz geride kalan insanlar bu kahpeliklerden, zulümden, insanlık dışı terör eylemlerinden korkacak mıyız? Evlerimize sinerek aman bizi sokmayan yılan bin yaşasın” diye mi düşüneceğiz? Yoksa daha çok birlik ve kardeşlik içinde zorluklara göğüs mü gereceğiz?

BANA GÖRE GÜN BİRLİK GÜNÜ

Dik durarak hainlerin ekmeklerine yağ sürmemek gerekiyor. İnadına ayakta kalmak, inadına emperyalist hegemonyadan sıyrılabilmek gerekiyor.

Dün Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’yi dinlerken yazımın başlığını yukarıdaki gibi atmak istemiştim. Dik durmak için, emperyalist mücadele için üretimin ne kadar önemli olduğunu bugün bir kez daha düşündüm.

Bakan Zeybekci’yi dün iki saate yakın dinledim. Kısa kısa notlar aldım. Bakan Zeybekci dünyayı daha çok gezerek ihracatçının ve Türkiye’ye yatırım yapacak insanların işlerini kolaylaştırmakla meşgul. Konuşmasında kısaca dedi ki:

  • Yatırımcıyı kaçırmayalım. Vergisinden, elektiriğinden, yerinden ve bürokratik işlemlerine kadar yardımcı olalım
  • İhracatçıya, dünyanın neresinde olursa olsun ürünlerini satabilecek müşteriler bulalım. O ihracatçıya ihracat kredisi verelim.
  • Yerli üretimi teşvik etmek için ne yapmamız gerekirse yapalım.
  • Bakanlığımızın çalışmalarını tam olarak anlatamıyoruz. Bunu daha iyi anlatalım.

Ben bu dört maddeyi kafama yazdım ve başladım hayal kurmaya.

Mesela 2017’de şöyle olsa, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Çal, Çameli, Tavas, Çivril, Beyağaç, Honaz, Sarayköy, Güney, Buldan başkanlarını çağırsa; “Arkadaşlar bölgemizde tarım ürünlerini dış pazara daha iyi satar hale gelmek için çalışmalara başlıyoruz. Bu kapsamda,

  • Üretici birliklerini acil kuruyoruz.
  • Üretici birlikleri dünyaya satacağımız ürünleri ve ürün sayıları belirliyor.
  • Üreticilerin nitelikli üretimlerini gerçekleştirebilmeleri için ne gerekirse yapıyoruz. Örneğin sera bölgelerini belediyeler veriyor. Banka kredilerinde kolaylık sağlanıyor. Ürünlerin ihracata hazırlanması için çatı birlikler kuruluyor.

Bunun için Ekonomi Bakanlığı, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri ile birlikte bir üretim koşusu başlıyor.

Peki medyaya ne düşüyor? Medya, Türkiye ve dünyada bu projenin tanıtımında yer alıyor.

Çok mu hayal kurduk?

Denizli neden dünyaya üzüm, domates, bamya, balık, fasulye, leblebi satan il olmasın?

Neden bu ürünlerde dünya pazarlarında marka olmayalım?

Bizim eksikliğimiz BİRLİK.

Bir şehrin Ekonomi Bakanı’nı memur alımı, evrak takibi gibi işlerle boğarsak… Hamsiye fit umutlarımızı hayallerimize meze yaparız.

Bakan Nihat Zeybekci’nin dün bir kez daha neden Bakan olduğunu anladım.

Bakanlıktan bürokratik engelleri temizleyerek ihracatın önünü açıyor.

Yurt içi ve yurt dışı fuarlarda destek var. Ey üretici çiftçiler. Yeterin gayri kaderinize küsmeyin. İnadına birlik olun. İnadına üretin.

Milletvekili Şahin Tin’in yakasına yapışın. “Biz ihracatçı çiftçi olmalıyız” deyin.

Yerli üretim hızlı bir dış satım. İşte bunun için bütün üreticiler üretimde ve ihracatta birlik olmak zorunda.

İnadına, Buldan dünyadaki tüm hamamların peştemallerini üretmek için birlik olmak zorunda.

Denizli uyan. Kalk ayağa. Neden Hollanda olamıyoruz? Neden Ekonomi Bakanı’nı anlamıyoruz? Seviniyoruz Bakanımız var diye ama, önemini de ne demek istediğini de anlamıyoruz.

Bir kez daha dinleyelim Bakanı ve görelim. Görelim, anlayalım ki üretmekte de satmakta da geç kalmayalım..

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
mobilsikisleri.com