DOLAR 8,52910.09%
EURO 10,1029-0.07%
ALTIN 494,730,13
BITCOIN 3480723,25%
Denizli
39°

AÇIK

04:16

İMSAK'A KALAN SÜRE

  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
X
Ebru Özkurt

Ebru Özkurt

18 Mart 2021 Perşembe

2514 Denizlili şehidin kayıtları bu sergide

2514 Denizlili şehidin kayıtları bu sergide
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Denizli Büyükşehir Belediyesi “Yüzyılın ardından Çanakkale Savaşı” adlı fotoğraf sergisi düzenledi. 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı’nda düzenlenen serginin açılışına Vali Yardımcısı Abdullah Etil, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Pamukkale Kaymakamı Hayrettin Balcıoğlu, Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör ve davetliler katıldı. Serginin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri Çanakkale Savaşı’nda şehit düşen Denizlili Mehmetçiğin hastane kayıtları ile hayatlarından kesitlerin anlatıldığı sunumları inceledi. Savaştan enstantanelerin de yer aldığı sergide basın mensuplarına açıklama yapan Başkan Zolan, Çanakkale Zaferi’nin Türk tarihi açısından çok önemli bir mücadele olduğunu söyledi.

Başkan Zolan: “Onlar için ne yapsak azdır”

Çanakkale’de şehit olan kahraman Mehmetçiği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle andıklarını vurgulayan Başkan Zolan, şunları kaydetti: “Ecdadımız ‘Çanakkale geçilmez’ diyerek, kendi canlarını feda etti. Onlar için ne yapsak azdır. ‘Toprak, uğrunda eğer ölen varsa vatandır’ derler ya vatan oldu, bayrak oldu. Şükürler olsun bugün, yine hür ve bağımsız yaşıyoruz. Çanakkale’de tüm dünyaya, yedi düvele karşı destan yazan, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, göğsünü siper eden tüm büyüklerimizi, şehitlerimizi, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

“Bizlere düşen bu emanete sımsıkı sahip çıkmaktır”

Vatanın kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade eden Başkan Zolan, “Onların emanetine ilelebet sahip çıkmaya devam edelim, kıymetini bilelim. Bu bedeller Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da ödendi. Bayrağımızı, ezanımızı, namusumuzu, şerefimizi korumak için ne yapmamız gerekiyorsa yapmak durumundayız. Şehitlerimiz ve ecdadımızın ruhları o zaman şad olacaktır. Bizlere düşen bu emanete sımsıkı sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Başkan Erdoğan:”Yaşlılar, baş tacımız”

Başkan Erdoğan:”Yaşlılar, baş tacımız”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Yaşlılarımız, hayata dair önemli bir kazanım elde etmiş bireylerdir. Yaşayan kütüphanelerimizdir; yarınlarımız için onların eşsiz tecrübelerinden azami faydalanmalıyız. Onların bilgi ve birikimleri, bizlerin yoluna ışık tutmalı; geleceğimize yöne vermelidir. Onlar, baş tacımız. Onlara karşı sevgi, saygı ve hoşgörülü olmak, varsa ihtiyaçlarını gidermek, bizim hem dini ve örfi bir öğretimiz hem de insani vazifemizdir. Yaşlılarımızın haftalarını kutluyor, sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum.” dedi.

Devamını Oku

‘Mor deniz’ lavanta da bahar bakımı zamanı

‘Mor deniz’ lavanta da bahar bakımı zamanı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Denizli’de kekik ve adaçayından sonra en fazla üretimi yapılan tıbbı ve aromatik bitki lavantada bahar bakımı ve fidan dikimi mevsimi başladı.

Çok yıllık bitki olan lavantanın özellikle kozmetik sanayi de birçok ürünün ham maddesi olduğunu yaş ve kuru olarak satışının yapıldığını anlatan gazeteci lavanta üreticisi Hasan Durna, kuru lavantanın geçen yıl kilogramının 25 TL’den yaşının ise 3,5 TL’den satıldığını söyledi. Toprak seçiciliği olmayan lavantanın susuz olarak ta üretilebildiğini ilk beş yıldan sonra fazla bakım istemediğini anlatan Hasan Durna, “Çal ilçesine bağlı Belevi Mahallesi sınırları içinde altı yıldan bu yana lavanta üretimi yapıyoruz. Lavanta toprak seçiciliği olmayan, çok yıllık, çalı formunda susuzda üretilebilin bir bitki. Pazarlamada da sorun yaşamıyoruz. Yaş ve kuru olarak satışını yapıyoruz. Kuru olarak ürettiğim ürünün büyük bölümünü İzmir’e gönderiyorum. Tarlalarımız da havanın iyi gitmesiyle birlikte lavantalarda bahar bakımlarını yapmaya başladık. Lavanta köklerinde düzeltme, ana şeklini bozmadan budama ve eksik olan sıralarda lavanta fidanı dikimi işlemlerini yapıyoruz. Yaklaşık 20 dönümlük arazimizde lavantanın yanında adaçayı ve ıhlamur üretimi de yapıyoruz. Lavanta iyi bakıldığında kaliteli üretildiğinde Pazar sorunu yaşanmayan bir ürün. Çok yıllık olması da üretici açısından çok önemli bir ayrıcalık” dedi.

Denizli bölgesinde tıbbı ve aromatik bitkiler açısından kekik üretimi 172 bin dekar alanda birinci sırada, 3 bin 500 dekar alanda adaçayı üretimi ikinci sırada ve 2 bin dekar alanda lavanta üretimi üçüncü sırada yer alıyor. Bu ürünlerin kurusu yağları ve suları çıkartılarak satışı yapılıyor.

Devamını Oku

Çanakkale Zaferinin 106. yıldönümünde şehitler unutulmadı

Çanakkale Zaferinin 106. yıldönümünde şehitler unutulmadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Gününde şehitler unutulmadı. Denizli Asri Mezarlıktaki Şehitlikte düzenlenen tören, şehitlik anıtına çelenklerin sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından tören şehitlik ziyareti ile devam etti. İlk olarak askeri şehitliği ziyaret eden Vali Atik ve Başkan Zolan öncülüğündeki diğer protokol üyeleri, okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından şehit mezarlarına karanfil bırakarak şehit yakınlarına başsağlığı ve taziyelerini iletti. Askeri şehitliğin ardından polis şehitliği ziyaret edildi. Vali Atik şehit yakınlarıyla yakından ilgilendi.

Devamını Oku

İnternetin, Televizyonun ve Filmlerin Yol Açtığı 5 Zihinsel ve Ruhsal Hastalık

İnternetin, Televizyonun ve Filmlerin Yol Açtığı 5 Zihinsel ve Ruhsal Hastalık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu içeriğimizde sizlere temelde teknolojinin hayatımıza kazandırdığı televizyon, internet, film ve dizilerin hayatımıza ve ruh sağlığımıza ne gibi etkileri olabileceğini anlatmak istedik. Hazırsanız başlayalım…

Artık teknoloji hayatımızın bir parçası. İnternet çağında yaşıyoruz desek yalan olmaz. Çünkü büyük küçük herkes artık internet, bilgisayar ve telefonlarla haşır neşir. Alışverişten, eğitime, yemekten, dizi/filme hemen hemen her şey için interneti kullanıyoruz. Sosyal canlılar olarak biz insanların bu denli fiziksel sosyallikten uzak kalmasının elbette bir sonucu olacaktı değil mi? Pandemi, virüs, yasaklar derken her geçen gün daha da hayatımıza dahil ettiğimiz internetin sebep olabileceği hastalıkları sizlere anlatmak istedik. Birçoğumuza tanıdık gelen bu hastalıkların isimlerini öğrendiğinizde çok şaşıracaksınız! İşte teknoloji çağının ürünü olan 5 zihinsel ve ruhsal hastalık…

Teknoloji çağının ürünü olan 5 zihinsel ve ruhsal hastalık…

1-Truman Show yanılgısı

1998 yapımı Jim Carrey’ın başrolde olduğu Truman Show filmini izlediyseniz anımsayacaksınızdır. Bilmeyen ve hatırlamayanlar için kısa bir özet geçelim. Truman, tüm hayatı televizyon ekranlarında izlenen bir karakterdir. Uzun süre boyunca bundan habersiz olarak yaşıyordu. Bu filmden yola çıkarak filmden 4 yıl sonra psikiyatrist kardeşler Joel ve Ian Gold, oldukça sıra dışı bir durumla karşılaştılar.

Psikologların bazı hastaları kendi hayatlarının kayda alındığını, izleyicilerle paylaşıldığını ve herkes tarafından tanındıklarını iddia ediyorlardı. Hatta doktorun hastalarından biri, 11 Eylül saldırısının yalnızca kendisini kandırmak için yapıldığını düşünüp New York’a, ikiz kuleleri görmeye bile gitti.

Bugüne kadar Truman Show yanılgısına yakalanan 40 hasta biliniyor, bunların büyük bir çoğunluğu ise 25-34 yaşları arasındaki beyaz erkekler.

2- İnternet kaynaklı Münchausen sendromu

Eminiz sosyal medyada dolanırken ilgi ve sempati görmek için hastaymış gibi davranan, travmalar atlattığını söyleyen insanlara rastlamışsınızdır. Özünde çok normal hatta bazen aşırıya kaçıldığında komik görünen bu durumun bir adı var; Münchausen sendromu. İnternet ile yaygınlaşan bu hastalık başlarda forum ve sohbet odalarında fark edilmeye başlandı. Bunun 2000’li yıllardaki en ilginç örneği ise Debbie Swenson isimli bir kadındı. Debbie Swenson, iki yıl boyunca lösemi hastası bir kızı olduğunu iddia etti. Hatta çocuğunun ağzından blog sayfası bile hazırlayıp çocuğunun anevrizmadan öldüğünü duyurdu. Olayların sonunda tüm bunların koca bir yalan olduğunu duyurdu.

3-Konversiyon bozukluğu

Konversiyon bozukluğu yani kitle hastalığı. Genellikle birlikte bol bol vakit geçiren insan gruplarının arasında ortaya çıksa da bu sefer durum oldukça farklı. Esneyen birini gördüğünüzde sizin de esnediğinizi fark etmişsinizdir. Bu ruhsal bozukluk da aslında biraz buna benzer. İnsanlar diğerlerinde gördükleri belli bir tiki ya da davranışı kopyalıyor. Sanırız buna benzer örnekler gözünüzde canlanmıştır.

4-Paris Sendromu

Paris’i düşündüğümüzde hepimizin aklına büyüleyici sokaklar, harika yemekler ve bitmek bilmeyen bir romantizm geliyor. Ancak gerçek hayatta durum biraz farklı. Paris Sendromu, zihinlerindeki Paris ile gerçek Paris’in uyuşmaması sonucunda ortaya çıkıyor. Yani hastalığın temel sebebi Paris’in fazlaca idealize edilmiş olması. Tüm bunların altında yatan sebep ise elbette ki film sektörü.

Hastalığın belirtisi olarak da Paris’te beklediğini bulamayan birçok turistin; mide bulantısı, depresyon, halüsinasyon, baş dönmesi, sinir hali ve kalp çarpıntısı şikayeti ile hastaneye başvuruyor.

Vasat dünya sendromu

Hemen hemen hepimizin biraz da olsa deneyimlediği bir hastalık ile listemizi sonlandıralım: Vasat dünya sendromu. Haberlerde gördüğümüz onlarca cinayet, taciz, yaralama, hırsızlık ve savaş haberlerinin ardından dünyanın ne kadar da kötü bir yer olduğunu düşünüp duruyoruz. Tüm bu kötü haberlerden dolayı gerçeklik algımızın bozulmasına ve dünyayı gerçekten korkunç bir şekilde algılamamıza neden olan vasat dünya sendromu, agorafobi gibi çeşitli rahatsızlıklara da davetiye çıkarıyor. Çözüm mü? Elbette televizyon kullanımını azaltmak.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Künye