DOLAR 8,2827-0.41%
EURO 10,03760.23%
ALTIN 483,291,19
BITCOIN 466174-1,91%
Denizli
26°

AÇIK

04:08

İMSAK'A KALAN SÜRE

  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
X
Prof. Dr. Kodal: “Sahada Yoksan Masada da Yoksun”

Prof. Dr. Kodal: “Sahada Yoksan Masada da Yoksun”

ABONE OL
10.09.2018 18:37
Prof. Dr. Kodal: “Sahada Yoksan Masada da Yoksun”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pamukkale Üniversitesi Müzakereci Demokrasi Topluluğu’nun düzenlediği Musul, Kerkük ve Sülemaniye’nin iktisadi, politik ve evrimsel tarihini konu alan konferans PAÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Kodal’ın konuk konuşmacı olarak katıldığı konferans konuklar tarafından ilgiyle izlenirken Prof. Dr. Kodal, günümüzde de önemini koruyan Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin tarihsel sürecinden bahsetti.

Konuşmasının başında öncelikle bölgenin jeopolitik ve stratejik konumuna değinen Prof. Dr. Tahir Kodal, toprakların kaderlerini barındırdıkları yeraltı ve yerüstü kaynaklarla doğrudan ilgili olduğunu hatırlatırken, Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu zenginlikleri nedeniyle önemini koruduğunu ifade etti.

Ayrıntılarıyla Anlattı

Prof. Dr. Tahir Kodal, Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin tarihî serüveninden bahsederek, Selçuklulardan yani 118 yılından itibaren eski bir Türk toprağı Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin emperyal ve enerji politikaları bağlamında Mondros Mütarekesi’ne aykırı bir şekilde işgal edildiğini hatırlattı. Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Musul, Kerkük ve Süleymaniye’den hiçbir şekilde vaz geçmediklerini, bu yönde çaba sarf ettiklerini ifade ederek, bugün gündemde olan Irak’ın Kuzeyi, Suriye’nin Kuzeyi ve Akdeniz’e kadar uzanan koridorda yer alan toprakları Misak-ı Milli sınırları içerisinde kabul ettiklerini önemle vurguladı. Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin Lozan’da çözüme kavuşturulamadığını, sahip olduğu petrol yatakları nedeniyle İngiltere’nin çok direndiğini, alınamadığını, yeni bir Türk devletinin kurulmasının önünde engel oluşturunca çözümün sonraya bırakıldığını, sonra da alınamadığını ve 1926 Ankara Antlaşması ile de İngiliz mandasında olan Irak’a bırakıldığını ayrıntılı bir şekilde anlattı.

Prof. Dr. Kodal konuşmasında, Türkiye’nin Musul petrollerindeki payından 500.000 İngiliz Sterlini karşılığında vazgeçildiğinin yanlış olduğunu, Türkiye’nin payını 1952 yılına kadar aldığını, İngiltere’nin bazı yıllar ödemesi gereken kar payını ödemediğini, halen Türkiye’nin alacaklı olduğunu belirtti. Bu alacakların 1986 yılına kadar Bütçe Gelirler Kalemi’ne yazılmaya devam ettiğini, Turgut Özal döneminde bu yazma işine son verildiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Tahir Kodal, o zamanlarda olduğu gibi günümüzde de paylaşılamayan topraklar olan Musul, Kerkük ve Sülemaniye üzerinde Türkiye’nin Ankara Antlaşması’ndan doğan haklarını kullanmasını, uluslararası ilişkilerde “sahada yoksan masada da yoksun” ilkesine göre hareket edilmesi, Türkmenlerin merkeze alınması, Atatürk’ün milli dış politika anlayışına göre hareket edilmesi gerektiğini önemle vurguladı. Son zamanlarda bu yönde politikaların takip edilmesinden duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Prof. Dr. Tahir Kodal, konferansın sonunda katılımcıların sorularını da yanıtladı.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.