DOLAR 8,75400.21%
EURO 10,3906-0.29%
ALTIN 495,59-0,30
BITCOIN 312656-5,39%
Denizli
25°

PARÇALI BULUTLU

13:10

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
  • Yeni Footer 1
X
Erdoğan’dan Çok Sert Sözler

Erdoğan’dan Çok Sert Sözler

ABONE OL
05.12.2017 09:51
Erdoğan’dan Çok Sert Sözler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adalet ve Kalkınma Partisi(AK Parti) meclis grup toplantısı bugün gerçekleştirildi. Yüksek sayıda katılım sağlanan grup toplantısına 5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla partili kadınlar da yoğun ilgili gösterdi. Toplantıda konuşma yapan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiaları ve Zarrab davası ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’na;”Yalanlarla iftiralarla eline tutuşturulmuş kağıtlarla öylesine beyni bulanmış ki, gerçek hayatta ne olup bittiğinden haberi yok.”dedi. Zarrab davası için ise;”Bir cambaza bak cambaza oyunudur” benzetmesini yaptı.

AK Parti meclis grup toplantısında söz alan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasına geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği görüşmeleri anlatarak başladı. Erdoğan, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısından, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın toplu açılış törenlerinden bahsetti. Erdoğan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın toplu açılış töreninde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz hafta kürsüde gösterdiği belgelerin yalan olduğunu altını çizdiğini belirttiğini söyledi.

”Günlerce kamuoyunu meşgul etti”

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan sözlerine;”Günlerce kamuoyunu Cumhurbaşkanı’nın yakınları yurt dışındaki bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdi diyerek aldatan şahsın ipliğini pazara çıkardık. Buradan bir kez daha söylüyorum, Cumhurbaşkanı’nın ve yakının senin şahsında bilinen, dolandırıcılığın asla alakası ve işi yoktur. Yurt dışına gönderilmiş bir para yoktur. Belge diye salladığı ve hepside sahte olan kağıt parçalarında zaten bu iddiayı destekleyecek hiç bir bilgi bulunmuyor. Bu durumda Ana Muhalefetin diğer bir adıyla ‘ANA HIYANETİN’ başındaki zaata çağrı mı tekrarlıyorum. Şaayet iddiasını ispat edebilmiş olsaydı, ben Cumhurbaşkanlığı makamından ayrılacak siyasetide bırakacaktım. Bu zaatın iddia ettiği gibi bir para gönderme işlemi olmadığına göre aynı onurlu,haysiyetli,ilkeli tavrı kendisinden bekliyorum.”diye devam etti.

”Yalanlarla iftiralarla eline tutuşturulmuş kağıtlarla öylesine beyni bulanmış”

Erdoğan;”Salı gününden bu yana CHP’nin başından durduğu her günü, her saati bu zaatın sözünü tutamadığı halde gereğini yapmadığı bir zaman olarak kaydediyorum. Gerçi bu zatın daha önce televizyon ekranlarında milletin gözüne baka baka, yüzde 40 oy alamazsam, gereğini yaparım dediği ve bunun yarında kaldığı halde kılını kıpırdatmadığını da gayet iyi biliyoruz.Buna bütün Türkiye şahit, kendi partisi de şahit. Bu zat azından çıkandan öylesine habersiz ki, uyuşturucu kullanımıyla ilgili araştırma önergesi verdik dedi. Halbuki bu önerge meclis genel kurulunun 2 Kasım tarihindeki oturumununda AK Partili milletvekillerinin desteği ile araştırma komisyonunun kurulmasına karar verilmişti. Dedim ya yalanlarla iftiralarla eline tutuşturulmuş kağıtlarla öylesine beyni bulanmış ki, gerçek hayatta ne olup bittiğinden haberi yok. Ya da parti içinden birileri onu tongaya düşürdü. Orasını biz bilemeyiz. Meselelerini kendileri halletsinler.”dedi.

”Bu görev FETÖ ve CHP’ye verildi”

”Bu zat şimdi de ABD’nin ülkemize karşı bir silah gibi kullanmaya çalıştığı Zarrab davası ile ilgili konuşacakmış. Madem konuyu bu şekilde gündeme getirdiler. Bu vesileyle bu konudaki bir kaç hususu milletimizle paylaşmak isterim. ABD’deki dava hukukla,adaletle ve ticaretle uzaktan yakından ilgisi olmayan ‘Bir cambaza bak cambaza oyunudur’. Bu oyunla bir taşla pek çok kuş vurulmak isteniyor. Türkiye’nin tüm dikkati ve ilgisi buraya çekilerek Suriye ve Irak’taki aleyhimeze işlere hız verilmesi istenmektedir. Davanın projesi Amerikan yönetimi içindeki bir gruba aittir. Bu görevde FETÖ ve CHP’ye verilmiştir. ABD’de ülkemizdeki 28 Şubat dönemine benzer bir süreç yaşanıyor.Kritik kademelerdeki bu grubun sandıktan çıkan Trump yönetiminin dışında bambaşka bir yol izlediği anlaşılıyor.Bizim muhattabımız demokrasiye olan saygımız nedeniy seçimle yönetime gelmiş yönetimdir. Yani sayın Trump’tır öylede kalacaktır.Bizi İran ile ticaretimiz sebebiyle yargılamaya kalkanların niyeti, on binlerce kişilik terör ordusunu gizlemektir. Nitekim seyrine baktığımızda bu davanın ülkemizi bölgedeki kazanımlarından vazgeçirmek için şantaj aracı olarak kullanmak üzere gündemde tutulduğu açıkça görülüyor.Öncelikle bu davanın gerçekte ne olduğuna bakmakta fayda var. İddianameye bakılırsa davanın konusu Amerika’nın İran’a uyguladığı yaptırımların delinmesine yönelik bir planın ortaya çıkarılmasıdır. Yine iddianameye göre Türkiye İran’dan aldığı doğalgazın parasını kendi bankalarında tutmak yerine, bir takım yöntemlerle asıl alacaklıya yani İran’a aktarmış.

”Yolsuzluk davası yoktur”

Davanın sanıkları bu amaçla Amerika’yı dolandırmak, kara para aklamak gibi işlemler için komplo kurmakla suçlanıyor. Amerika’nın İran’a yaptırımlarını en başta kendi şirketleri olmak üzere, batının değişik ülkeler delmiştir, bundan ya haberleri yok, burada da aynı şekilde provokasyon devam ediyor. Pek çok banka batıda suçlamalarla karşılaşmış ve milyarlarca Euro ödeme yapmışlardır. Ekonomik bir suçun cezasının da ekonomik olacağı sebebiyle, haksız dahi olsa bu işlemlerin takibinin kendi zemininde yapılması gerektiğine inanıyoruz.Ancak burada İran’a yaptırımlara ihlalle ilgili farklı bir yol izlenmiş, ceza davası açılması yoluna gidilmiştir. Duruşmalarda da davanın asıl konusu üzerinde neredeyse hiç durulmadan, ülkemizi karalamaya yönelik mizansen sahnelenmektedir.Bu davanın Amerikan kamuoyundaki medyasındaki yansımalarına baktığımızda ise bambaşka manzarayla karşılaşıyoruz. Zarrab davasını, Rusya Flynn Trump davasıyla birlikte değerlendiriyor. Amerikan iç siyasetindeki büyük kavganın malzemesi olarak da algılanıyor. Avrupa medyasının da aynı şekilde olduğunu görüyoruz. Ortada FETÖ’nün ve ana muhalefetin güdümündeki bir takım çevrelerin iddia ettiği gibi bir yolsuzluk davası yoktur. Amerika’daki davanın özünde de böyle bir iddia söz konusu değildir, zaten de olamaz.

”Hala 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini anlayamadınız mı?”

Nasıl 17-25 Aralık’ta yolsuzluk görüntüsü altında ülkemizdeki anayasal düzeni emniyet darbesiyle yıkma çabası varsa, Amerika’daki davada aynı amacı gerçekleştirme niyeti vardır. Davanın iddianamesindeki komplo iddiası doğrudur, ama bu komplo Türkiye’ye karşı kurulmuş bir komplodur.Bu dava FETÖ’nün sürecin tam göbeğinde olduğu uluslararası darbe girişimidir. Ben buradan Amerika’ya sesleniyorum. Hala 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini anlayamadınız mı? Anlamayacak mısınız? Şu anda Türkiye’nin yargısı başta FETÖ olmak üzere bunların bütün suçlarını yargılayıp ağırlaştırılmış müebbet hapse, müebbet hapse mahkum ederken, bunların dosyaları size gelirken, bunların çok ciddi kısmı Amerika’ya kaçmışken siz hala neyi gizlemeye çalışıyorsunuz? Bu dava ile bunların da ilişkisini görmeniz lazım. Onlar da bu davaları ayrıca takip ediyorlar. Ayrıca hiç kimsenin Türkiye gibi bir ülkeyi Amerikan iç siyasetindeki çekişmelerin, politikalara ilişkin görüş ayrılıklarının malzemesi haline getirmeye de hakkı yoktur.”dedi.

 

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Künye